Gad Nassi

Recent Publications

Genç Türk Devrimi, Ma’minler ve Sionizm

Sabeyayci kimliginin temeli genelde, üç yönlü bir yükümlülükten kaynaklanir. Bunlar alttaki sekilde özetlenilirler:

  • Yahudilige olan etnik aidiyet,
  • Sabetayciligin inanç ve kurallarina baglilik,
  • Türk ulusuna sadakat.

Tarih boyunca Maminler cemaatinin, Yahudilikle olan baglari devam etmis, hatta günümüze kadar ulasmistir. Sabetayci akimin varolus nedenini olusturan Mesih beklentisi ise, Yahudi dünyasinin temel ögelerinden biridir. Bu baglamda Maminler, Yahudi ulusunun kaderi ile özdesmisler ve bu kader – bilinçli olmasa da – kendi kimliklerinin de bir bölümü olmaga devam etmistir.


Osmanlı Sarayında Bir Avrupa Asılzâdesi: Yusuf Nasi

Enkizisyon zoru ile Hiris­tiyanligi kabul etmis bir Yahudi aileden, Porte­kiz'de dogmus olan Joâo, Osmanli topraklarina yerlestik­ten sonra Yahudiligini ilân et­mis, Yusuf Nasi ismini kullan­mistir. Birçok siyasal olaya ka­risan ve II. Selim'in saltanati si­rasinda gücünün zirvesine ula­san Yusuf Nasi karsisinda, dev­rinin en büyük devlet adamla­rindan Sokullu'yu bulmustur.

1492 yilinda, Ispanya'daki son Arap dayanagi Endülüs'ün Ispanyollar tarafindan fethi, Hi­ristiyan olmakla ülkeyi terket- mek arasinda bir seçim yapmak zorunlugunda birakilan Müslü­man ve Yahudilerin Ispan­ya'dan ayrilmalarina yol açti. Bilâhare, Portekiz de, Enkizis­yon yasalarini benimseyecekti.


Sabetaycı Düşüncede Tanrı Kavramı

"Artık uzun bir süre İsrail gerçek Tanrı'dan uzak yaşadı "
Tevrat, Tarih 2, 15:3

Tarihi boyunca Yahudi Ulusu, farklı Tanrı kavramlarını benimsemiştir. Evvelki yazılarımızda, Sabetaycı kurtarıcı mesih düşüncesinin Yahudi toplumunun dinsel, kültürel ve siyasal düzeylerdeki gelişmelerle olan iliskilerini irdelemeğe gayret ettik. Bu çalışmamızda ise, Sabetay Sevi'ye ait Tanrı kavramının tanıtılmasına çalışılacaktır.

Sevi'nin Arnavutluktaki sürgün hayatı sırasında, kendisini ziyaret eden bir Mamin'e bizzat açıklamış olduğu ve bu kişiden yazıya dökmesini buyurduğu iddia edilen ve " Tanrı'nın Sırrı" nı içeren metin, Sabetaycı literatüre dahil edilmiş, ayrıca Arami dilinde "İtikadın Sırrı" anlamında " Raza di Mehemanuta " olarak tanınmıştır.

Pic 01İddiaya göre "İsrailoğullarının Tanrısı" ile gerçek Tanrı, iki ayrı güç oluşturmakta olup evrendeki konumları da ayrıdır. Bunarın varlıkları, Kabala düşüncesinde sefira çoğul şekli sefirot diye bilinen, ilâhi bölümlerde odaklanmıştır. Metindeki çizimde ifade edilen bu bölümler, zirvede bulunan ve Tanrı'yı temsil eden Keter sefirasının uzantı, veya da yansımalarıdırlar. İsrailoğullarının Tanrısı, Sevi'nin inancına göre Tiferet – ihtişam – sefirasında konaklanarak, Keter – taç – sefirasından aldığı güçle dünyayı yaratmış ve İsrailoğullarını kendi ulusu olarak seçmiştir. YEHOVA adı ile bilinen Yaratılışın Tanrısı, ikinci derecede bir tanrı olup, mükemmel olmadığı gibi, yaratmış olduğu dünya da adil bir dünya değildir. Dünyayı yaratırken yol açmış olduğu aksaklıkların giderilmesi görevini ise İsrailoğullarına devretmiştir. Yahudilerin tarih boyunca yaşadıkları, soykırım, sürgün ve gurbet felâketleri de, bu aksaklığa bağlı olarak, evren yaratılırken çeperlerde sıkışarak Tanrı'ya geri dönemeyen, ilâhi kıvılcımların belirtileridir. Bu kıvılcımların Yahudi ulusu tarafından kaynağına dönmesi ile, Mesih'in gelme süreci de tamamlanacak ve tüm insanlığın birleştiği, mutlak bir ahenk ve adaletin hüküm süreceği Tanrı İmparatorluğu kurulacaktır.


El Batalyon Djudio En La Revolusion De Los Turkos Djovenos

"o la libertad se va azer o nuestra sangre va korrer por amor de la Turkia"

La revolusion de los Turkos Djovenos ke tuvo lugar al empesijo del siglo pasado, fue un evenimiento desizivo para el avenir politiko de la Turkia. Esta revolusion metio fin al reyno despotiko del Sultan AbdulHamit II i deklansho un proseso de demokratizasion i de progresivizmo.

En este konteksto, un fakto signifikante para la istoria djudia, fue la egzistensia de un batalyon formado por soldados djudios, ke partisipo aktivamente a esta revolusion en gerreando kontra las fuersas partizanes de AbdulHamit. Este fakto ke no topo la ekspresion meresida en muestra istoria fue notado en un artikolo eskrito por el segundo prezidente de Israel, el Sr. Yitshak Ben Zvi(1).

Pic 01Parada militara en Saloniko. Empesijo del siglo XXEn Djulio 1908, basho la presion de los Turkos Djovenos apoyados por la armada, se avia eskojido un parlamento i fue formado un governo konstitusional. Ma este dezvelopamiento no trusho los  rezultados dezeados en la shena politika i sosiala. La atmosfera de libertad favorizo la ekspresion de un fanatizmo relijiozo islamiko, kontrario a la ideolojia progresista de la Revolusion. En April 1909 esbrocho una sangriente rebelion kontra la mueva Konstitusion. Segun el Sr. Ben Zvi, durante esta rebelion el deputado Şekip Arslan fue asasinado por yerro, en lugar del jurnalisto Huseyin Cahid Yalçin ke unos kuantos dias antes avia publikado un artikolo en favor del Sionizmo.


Meshal haKadmoni: La Fabula en la Promosion del Ebreo i de su Erensia Okulta

Nasido en 1244, Isaac ibn Sahula fue un poeto, erudito, mediko i kabalisto. Bivio en Guadalajara, Castilla, durante el reyno de Alfonso el Savio, i izo parte del siklo de kabalistos de su tyempo .

Fue edukado en estudios rabinikos tradisionales i en medisina. Viajo de lugar en lugar en pratikando la medisina i en 1281 estuvo en Ayifto. Su ovra mayora, Meshal haKadmoni – Fabula de la Antikidad – redijida en ebreo en proza rimada, en el estilo arabo de makkama , es formada de fabulas i de konsejas otentikas, kon alegorias i parodias de orden bibliko o leyendario. Aparte de su valor literaria, esta ovra mos informa sovre la persepsyon por los djudios del klimato intelektual i kultural, en elkual la Kabala klasika avia nasido i efervesado.

La Promosion del Ebreo

Pic 01Meshal haKadmoni, Brescia, c. 1450En el siglo XIII, livros de leyendas en arabo eran muy populares en Espania. Entre estos, Kalila i Dimna , ansi ke Los Viyajes de Sindbad el Marinero. Los djudios uzavan meldar sus versiones en arabo o en latino.

En la introduksion de su ovra, ibn Sahula eksplika las razones ke lo pusharon a eskrivirla: su amor por la lingua ebrea; el nivel moral de su puevlo; la nesesidad de su retorno a sus raizes djudias; i, provar la valor de la kreasion literaria en ebreo en tanto ke alternativa al intereso de su puevlo por la literatura ajena – partikularmente, en arabo .


1799 Akkâ Savunmasi ve Cezzar Ahmet Pasa

Austerlitz Savasi arifesinde Napolyon Bonapart, "Akkâ'yi fethetmis olsaydim, Dogunun Imparatoru olur, Paris'e Istanbul üzerinden ulasirdim" demisti. Nitekim, Akkâ kusatmasindan yenik çikmasi, Türkiye ve Hindistan'in kapilarini, kendisine kapatmisti. Tarihin en büyük istilâcilarindan birinin kaderini etkileyen Akkâ Kusatmasi ne sekilde uygulandi? Bu olayin kahramani olmasi nedeniyle, Cezzar Ahmet Pasa'nin hayat hikâyesi ve kisiligi, özel bir ilgi toplamistir.

Pic 05Amiral Sidney Smith19 MAYIS 1798'de Toulon limanindan ayrildiginda, Fransiz ordusunun hede­finin neresi oldugu tahmin edilmemis­ti. Nitekim Bâb-i Âli, Mora, Girit ve Kibris'i tahkim etmis, Misir'i hesaba katmamisti. Malta Adasini ele geçiren Bonapart, Temmuz ayinin birinci gü­nü donanmasini, Iskenderiye açiklarin­da demirletti. Iskenderiye'den sonra, Kahire de düstü. Donanmasinin Ami­ral Nelson tarafindan imha edilmesi, Bonapart'in, denizdeki gücünden ya­rarlanma olanagini yitirdi. Savasa, ka­ra yolunda devam edecekti.

Bâb-i Âli ise 2 Eylül 1798'de Fran­sa'ya savas ilân etmis. 3 Ocak 1799'da Türk-Rus, iki gün sonra da Türk-lngiliz ittifakini imzalamisti.

Fransiz ordusu 19 Mart 1799 günü, Akkâ surlarina dayandiginda, diger sa­hil sehirleri düsmüsti. Akkâ ise, bölge­de hâkimiyetin kurulmasina karsi du­ran en önemli engeldi. Misir ve Filistin'i ele geçirdikten sonra, Hindistan yolu­na hâkim olmak isteyen Bonapart, Türkiye üzerinden Avrupa'nin istilâsi­ni gerçeklestirmek istemekteydi.


“Kendini ve ulusunu kurtar…” İ H T İ D A olayının düşündürdükleri

"Bundan akdem İzmir'den bir haham zuhur edip taifei yahud ziyade meyl ve rağbet etmelerile def'i fitne için Boğaz hisarına sürülmüş idi. Ol canibe yahudiler tecemmü edip itikadı batılları üzere bu bizim peygamberimizdir deyu baisi fitne ve ihtilal olacak mertebe ahvalları şayi olmakla hahamı mezbur emri padişahı ile Edirne'ye ihzar olunmuş idi.


Perde arkasındaki güçlü kişi: Gazzeli Natan

1662 yılının sonlarına doğru Sabetay Sevi, Rodos ve Kahire üzerinden Kudüs'e gelir. Amacı, buraya yerleşmektir. 1663 yılın Sonbaharında, Kudüs Yahudilerine maddi yardım sağlamak üzere, tekrar Kahire'ye gelir. 1665 yılının İlkbaharına kadar Kahire'de kalarak arada, Sara ile evlenir. Bunu takiben, Museviliğin dinsel kurallarını çiğnemeyle beliren taşkınlık davranışlarının nüks etmesinden kaygılanarak, içindeki şeytanı defetmek amacına yönelik, birtakım kabala uygulamarından medet umar.

Gazze ziyareti

Pic 01Gazzeli Natan1643/4–1680Arada, Gazze'de beliren Natan adlı bir Tanrı kulunun, insanlara ruhlarının saklı derinliklerini açıklama ve kendilerini huzura kavuşturacak yöntemleri uygulama yeteneklerine sahip olduğu söylentileri Kahire'ye ulaşır. Bunun üzerine Sevi, ruhsal bunalımlarından kendisini kurtaracağı ümidi ile, 1665 yılının Nisan ayında Gazze'ye gelerek Natan'la buluşur. Natan'a gelince, evvelce 1663 yılında Kudüs'te dinsel eğitim gördüğü sıralarda, Sevi'nin mesihlik iddialarından haberdar olmuş ve olasılıkla kendisini Kudüs sokaklarında görmüş ve bundan etkilenmişti. Bu aşinalığına bağlı olarak, Sevi'nin kendisini ziyaret etmesinden kısa bir süre önce, vecde geldiği bir deneyim esnasında, Sabetay Sevi'nin beklenen Mesih olduğu kendisine malum olmuştu.

Natan, kendisinden beklenen Sevi'yi ruhsal sükunete kavuşturacak bir hekim görevini yerine getireceğine, Sevi'nin ruhsal çalkantılarının aslında mesihliğinin tezahürleri olduğunu iddia eder ve onu bu yönde ikna etme yolunu seçer. Natan'a göre, Sevi'nin ruhsal çöküntü ve bunalımları, Mesih'in karanlıklar ve kötülükler alemine inerek, Tanrı'nın kutsal kıvılcımlarını kurtarmak ve böylelikle, kurtuluşu getirme görevinin bir ifadesidir.


Sabetaycılığın Arnavutluk’taki Mirası

Arnavutluğun Yahudi tarihi, Roma'nın Filistin Yahudilerini sürgün ettiği, MS 1. yüzyıl ile başlar. Eskilerde liman vazifesi gören Dardana'da, 1. yüzyıl ile 2. yüzyıl arasına ait bir sinagogun harabeleri bulunmuştur. Gezgin Benjamin de Tudela hatıratında, XII. yüzyıl sırasında Arnavutluk'ta Yahudi isimleri taşıyan kimselere rastlamış olduğundan, ve aralarında da Yahudi olduklarını söyleyenler olduğundan bahseder.


Sabetaycı Kabala’da Yaratılış ve Mesih

Pic 01Geçen sayımızda, Selanik kökenli Sabetaycı bir ailede Kuzu Bayramı sırasında kullanılmış bir şölen tepsisini takdim ederek, bu ürünün Pesah tepsisi ile olası benzerliğine dikkati çekmiştik.

Pesah Bayramı, Yahudi ulusunun esaretten kurtuluşunun öyküsünü simgelediğinden, ayni zamanda da, Mesih'in gelmesi ile gerçekleşecek kurtuluşu ve Yahudi Ulusu'nun yeniden ihya edilmesi kavramı ile de örtüşür. Diğer taraftan, Mesih'in gelmesi ile, Yaratılış inancında olduğu gibi bir karmaşalığın açığa çıkacağı ve bunu takiben Karanlığın Işığa değişeceği, Selamet günlerinin başlayacağına inanılmıştır. Daha once bu sütunlarda da belirttiğimiz gibi, Pesah gibi İlkbahar'da kutlanan Kuzu Bayramı, Mesih'in gelmesini ve Evren'in yaratılışını simgeler. Büyük bir olasılıkla da, Pesah Bayramının temel anlamı üzerinde yapılanmıştır. (bkz. "La Dulse"den "Kuzu Bayramı"na, Diyalog sayı 7)