Gad Nassi

Diyalog

Romanso’dan Ilâhi’ye: Meliselda

İzmir, 12 Aralık 1665. Ayni günün sabahında, Sabetay Sevi İzmir sinagoglarından birinde sabah duasını icra ettikten sonra, bir taraftar toluluğu ile, muhaliflerinin merkezi olan Portekiz Sinagogunun kapalı kapılarına dayanır. Bir balta ile kapıları parcalamaga baslarsa da, yetkililer kapıları açarlar.

Bunu takiben, İzmir'in Portekiz Sinagogu, tarihte bir eşi olmayan bir sahneye tanık olacaktır. Sevi, ayni güne ait olmayan bir duayı, sinagogdaki elyazısı Tora halkaları yerine, basılmış bir kitaptan okur. Gene, usule aykırı olarak, cemaat ileri gelenleri yerine, yakınlarını ve bu arada kadınları, dua bölümlerini okumak üzere kürsüye kaldırır. Geleneklere aykırı başkaca davranışlarda da bulunduktan sonra Sevi, Tora halkalarından birini kucaklayarak, altta metni verilen, eski bir İspanyol aşk şarkısı Meliselda'yı okuyarak mesihliğini ilân eder.

Meliselda
Esta noche mis kavalyeros Ansi traiya su kuerpo
durmi kon una donzellas komo la inieve sin pizare
ke en los dias de mis dias, las sus karas koloradas,
no topi otra komo eya. komo la leche i la sangre;
Meliselda tiene por nombre, las sus kaveyikos ruvios
Meliselda galana i bella paresen sirma de labrare;
A la abashada de un rio la su frente relusiente
i a la suvida de un varo, parese espejo de mirares;
enkontri kon Meliselda, la su nariz empendolada,
la ija del imperante, pendolika de notares;
ke venia de los banios, los sus mushos korolados,
de los banios de la mare, merdjanikos de filares;
de lavarse i entrenzarse, los sus dientes chikitikos,
i de mudarse una kamiza. perlas d’enfilares.

 


Fotograftaki Kadını Hatırlayan Var Mı?

İstanbul'da yayınlanmış olan Tasviri Efkâr gazetesinin 1 Haziran 1940 tarihli sayısında "Sabetay Sevinin İzmirdeki Evinde" başlıklı ve Kandemir imzası ile yer alan bir makale dikkatimizi çekmiş bulunmakta.

Pic 01Tasviri Efkâr
1 Haziran 1940
Sabetay Sevi macerası hakkında genel bilgilerin dışında, makalede yer alan, alttaki  satırları nakletmekte yarar görmekteyiz:

"Irgat pazarında Gündüz sokağındayız.Yüzleri renk  renk badanalarla tazelenmiş eski evlerin iğri büğrü kapıları önünde aileler öbek öbek çömelmişler, karşıdan karşıya konuşuyorlar,koşuşan çocuklarına bakarak gülüşüyorlar.

- El kortiyo de Sevi?

Bütün yüzler ve eller sağa, ayni istikamete çevrilerek ayni kapıyı gösteriyorlar:

- Aki! Ay!.. Aki!..

Daracık bir sokağın solunda, aydınlık ve çiçekli bir avluya açılan küçük ve eski bir kapının önündeyiz.