Gad Nassi

Özgün bir Pesah Deneyimi

Posted on April 14, 2012
Print Friendly
Edirne, Pesah 1668

Sabetay Sevi'nin ihtida etmesinden takriben birbuçuk yıl sonra, 1668 yılı Pesah Bayramını Edirne'de kutlaması sırasında yaşamış olduğu deneyim, Sevi'nin mesihliği yönündeki iddialarının yenilenmiş bir kanıtı olarak, sicillere kaydedilmiş bulunmaktadır. Bu olayı anlatan, kaybolmuş elyazısı bir belgede alttaki satırların yer aldığı nakledilmiştir:

Pic 01Edirne gravürü, XVII. yy.ın ikincı yarısı"... 1668 yılında, Efendimiz Pesah gecesi geleneğini masa başında uygularken, yirmi dört bin melek peydahlanarak kendisine seslendiler: Bilmiş olasın, sen Efendimiz, Kıralımız ve Mesihimizsin ..."

Ayni belgenin, günümüzde de mevcut olan suretinin ikinci bölümünde ise:
"Bilinsin ki... 1668 yılı Pesah gecesinde Tanrı, Ulvi Ruhunun gerçek Kurtarıcımız,  Efendimiz, ulu ve saf Kıralımız ve Mesihimiz Sabetay Sevi'de konaklanmasını... bizleri kurtarmak ve ihya etmek için  istedi. Bunun üzerine Kurtarıcımız O'na seslendi: ...Madem ki ahret günlerinin felaketlerinden çocuklarını korudun... ben de onların ihyasını üstleneceğim... Bunu üzerine Tanrı konuştu: Çocuklarıma olan merhametin benimkimin fevkinde. Bu felaketlerin yarısı yerine geldi; brak diğer yarısını onlar yüklensin ve sen eziyet çekme..." ifadesi yer almaktadır.

Neden Pesah?

Pesah Bayramı, Yahudi Ulusunun esaretten kurtuluşunun öyküsünü simgelediğinden, mesih tarafından kurtarılmanın beklentisini yaşamakta olan, Sabetaycı müminler cemaatinin özellikle kuruluş yıllarında özel bir anlam kazanmıştı. Ayni bağlamda, Sevi'nin Pesah deneyimi, ihtida olayının yaratmış olduğu derin hayal kırıklığı ile bunalan Sabetaycı çevrede, bir teselli ve ümit kaynağı olarak ta algılandı ve anlatıldı.

Ayrıca, "Bu felaketlerin yarısı yerine geldi; brak diğer yarısını onlar yüklensin ve sen eziyet çekme," ifadesi ile, Sevi'nin ihtida etmesine bağlı olarak çekmekte olduğu eziyetin, Yahudi Ulusunun günahlarının af edilmesine yönelik Tanrı buyruğu olduğu mesajı iletilmek istenmişir.

Pic 02Selanik kökenli Sabetaycı ailede Kuzu Bayramı sırasında kullanılmış şölen tepsisiKudüs'ün dışında ifa edilmesi caiz olmayan, Pesah kuzu kurbanını Sevi'nin evvelce Filistin ve İstanbul'da yerine getirdiğini kaynaklar yazmaktadır. Bununla beraber Sevi, Kudüs Tapınağının Babil ve Roma tarafından yıkılışının anıldığı TeshabeAv matem gününün, Pesah Bayramı geleneğine uygun olarak bir hafta boyunca kutlanmasını buyuracaktı. Bilahare, gene Sevi'nin emri ile, bu kutlama şekli iptal edilmiştir.

Zamanla Sabetaycı toplum, kendi bayramlarını ve liturjisini yarattı. Kurtuluşu simgeleyen Purim ve Pesah bayramları, gene İlkbaharda kutlanan Kuzu Bayramı ile değiştilerse de, bu iki bayrama özgü birtakım özellikler terk edilmedi. Kuzu Bayramı, kurtuluşun yanı sıra, evrenin yaradılışını da simgeleyen birçok özellikler içerdi.

Ayrıca Pesah Bayramı, anlamı ve zamanlanması ile, Sabetaycı ve Yahudi toplumları arasında, ortak bir köprü oluşturmağa devam etti. Yazımızda gözükmekte olan ve Sabetaycı müminlerin, Kuzu Bayramlarında kullanmış oldukları ve Pesah tepsisini andıran bakır tepsi, bu iki toplum arasındaki ruhsal ve kültürel bağların devamlılığının somut bir kanıtını olusturmakta.

Filed under: Diyalog Leave a comment
Comments (0) Trackbacks (0)

No comments yet.


Leave a comment

No trackbacks yet.