Gad Nassi

Perde arkasındaki güçlü kişi: Gazzeli Natan

Posted on May 5, 2012
Print Friendly

1662 yılının sonlarına doğru Sabetay Sevi, Rodos ve Kahire üzerinden Kudüs'e gelir. Amacı, buraya yerleşmektir. 1663 yılın Sonbaharında, Kudüs Yahudilerine maddi yardım sağlamak üzere, tekrar Kahire'ye gelir. 1665 yılının İlkbaharına kadar Kahire'de kalarak arada, Sara ile evlenir. Bunu takiben, Museviliğin dinsel kurallarını çiğnemeyle beliren taşkınlık davranışlarının nüks etmesinden kaygılanarak, içindeki şeytanı defetmek amacına yönelik, birtakım kabala uygulamarından medet umar.

Gazze ziyareti

Pic 01Gazzeli Natan1643/4–1680Arada, Gazze'de beliren Natan adlı bir Tanrı kulunun, insanlara ruhlarının saklı derinliklerini açıklama ve kendilerini huzura kavuşturacak yöntemleri uygulama yeteneklerine sahip olduğu söylentileri Kahire'ye ulaşır. Bunun üzerine Sevi, ruhsal bunalımlarından kendisini kurtaracağı ümidi ile, 1665 yılının Nisan ayında Gazze'ye gelerek Natan'la buluşur. Natan'a gelince, evvelce 1663 yılında Kudüs'te dinsel eğitim gördüğü sıralarda, Sevi'nin mesihlik iddialarından haberdar olmuş ve olasılıkla kendisini Kudüs sokaklarında görmüş ve bundan etkilenmişti. Bu aşinalığına bağlı olarak, Sevi'nin kendisini ziyaret etmesinden kısa bir süre önce, vecde geldiği bir deneyim esnasında, Sabetay Sevi'nin beklenen Mesih olduğu kendisine malum olmuştu.

Natan, kendisinden beklenen Sevi'yi ruhsal sükunete kavuşturacak bir hekim görevini yerine getireceğine, Sevi'nin ruhsal çalkantılarının aslında mesihliğinin tezahürleri olduğunu iddia eder ve onu bu yönde ikna etme yolunu seçer. Natan'a göre, Sevi'nin ruhsal çöküntü ve bunalımları, Mesih'in karanlıklar ve kötülükler alemine inerek, Tanrı'nın kutsal kıvılcımlarını kurtarmak ve böylelikle, kurtuluşu getirme görevinin bir ifadesidir.

Her ne kadar tamamile ikna olmasa da Sevi, Natan'ın Kudüs ve Hebron'daki kutsal yerlere yapacağı ziyarete katılır. Bu ziyareti takiben Gazze'ye dönüldüğünde Natan, bir toplantı sırasında vecde gelerek, Tanrı'nın kendisine seslenerek Sevi'nin Mesih olduğunu bildirdiğini ilan eder. Ayni sıralarda da, sahte bir belgeyi kullanarak Sevi'nin Mesih olduğunu kanıtlama yolunu da seçer. Belge Orta Çağ'da yaşamış bir Aşkenaz din adamına ait olup, Sevi'nin erken yıllarındaki özelliklerini betimlemekte ve buna dayanarak Sevi'nin mesihliğinin kehanetini içermektedir.

Bunu takiben Sevi, Kudüs üzerınden İzmir'e gelir. Beklenen Mesih olduğu yönündeki Natan'ın desteği, bundan böyle, Sabetaycı Mesihlik hareketinin doruk noktasına erişmesinde ve eylemci bir harekete dönüşmesinde temel ve etkin bir öğe oluşturacaktır.

Natan'ın eylemleri

Pic 02Sevi'nin mesihliğinin ilanını takiben, Gazzeli Natan'ın önderliğinde Kutsal Toprakları fethetmeğe hazırlanan gurbetteki İsrailoğulları ordusu Natan'ın yaşamış olduğu mistik deneyimin yankıları kişiliğinin karizmatik gücünü büsbütün artırır. Filistin, Suriye ve Mısır'dan insanlar, ruhlarının sükunet bulması amacı ile Gazze'ye akın ederler. Natan bunların ruhlarının sırlarını ifşa ederek, birtakım günah çıkarma eylemlerini bunlara önerir.
Diaspora cemaatlerine mesajlar göndererek, mesihi ihya günlerinin geldiğini ilan eder ve bu dönemin zaferine katılmak isteyenlere, günahlarından arınmaları amacı ile uygulamaları gereken ritüelleri izah eder. Gazze hahambaşısı Yakov Nacarra da dahil olmak üzere Natan'ın kehaneti yerel ve yaygın bir destek bulur.

Sevi'nin ihtida ettiği haberi ulaştıktan sonra Natan, ailesinin de katıldığı geniş bir destekçi topluluğunun refakatinde Gazze'den ayrılır. Ömrünün geriye kalan 14 yılını, ülke ülke dolaşarak, bir daha Gazze'ye ayak basmadan, Sevi'nin mesihliğinin savunuculuğunu yaparak geçirecektir.

Kasım 1666da Sevi'ye Şam'dan gönderdiği bir mektupta kendisini ziyaret etmeğe hazırlandığını bildirir. 1667 yılının Ocak ayında Bursa'ya gelirse de, İstanbul ravlarının ikaz ettiği Bursa cemaatinin baskısı ile karşılaşır, ortalığı karıştırmamak şartı ile şehrin dışında kalmağa  mecbur edilir. Bunun üzerine, etrafındaki topluluğu dağıtarak birkaç kişi ile İzmir yakınlarına gelir. Arada, gönderdiği mektuplarda, Sevi'nin ihtidasının kabalistik temellere dayandığını ve böylelikle mesihliik görevini ifa ettiğini ileri sürer.

Bunu takiben Edirne'ye varmak için yola çıkan Natan, İpsala'ya gelir ve orada Edirne ve İstanbul'dan gelen bir heyet tarafından durdurularak, sorguya çekilir ve Edirne'ye varmıyacağını taahüt eden bir belgeyi imzalamaya mecbur edilir. Buna rağmen gizlice Edirne'ye gelerek Sevi ile buluşur.

Pic 03Gazzeli Natan'ın II.Dünya Harbinden önce çekilmiş, Üsküp'teki mezarıBilahare gene gizlice Trakya ve Makedonya'yı ziyaret ederek, müritleri ile buluşur. Bunu takiben, Yanya, Korfu, Venedik, Bolonya, Firenze, Livorno ve Ankona'yı ziyaret eder. Roma'ya geldiğinde, Sevi'nin arzusu üzerine, Tiber nehrinde, Mesih'in gelmesini çabuklaştıracak gizli bir ritüel uygular. Ragusa ve Durazzo üzerinden, Edirne'ye gelerek, tekrar Sevi ile buluşur. Ömrünün geriye kalan 10 yılını, Sofya, Kastorya ve Selanik dahil olmak üzere, Makedonya'da geçirir. Arada da, gizlice Edirne ve Ülgün'e gelerek Sevi ile gizlice buluşur.

Sevi'nin ölümü üzerine, Mesih'in ölmediğini, geri dönmek üzere göklere yükselerek saklandığını iddia eder. Bir başka mektubunda ise, Sevi'nin Samabatyon nehrinin ardında, Kaybolan On Kabileye ulaşarak, Hz. Musa'nın kızı ile evlendiğini ve uygun şartlar oluşunca, Mesih olarak geri döneceğini ileri sürer.

Natan hayatının son yıllarını inzivaya çekilerek geçirir. Sofya'dan geldiği Üsküb'te 11 Ocak 1680de hayata veda eder ve orda gömülür. II. Dünya Harbi'nde imha edilen  ve "Ey Siyon kızı, günahların affedilmiştir" ibaresini taşıyan mezarı nesiller boyunca, kutsal bir mekan olarak kabul edilerek, Sabetaycı ma'minler tarafından ziyaret edilir.

Sevi – Natan ikilisinin anatomisi

Natan, tedavi edilmek kaygısını yaşıyan bir hastanın bir hekime olan bağımlılığı sayesinde, Sevi'nin ruhsal bunalımların mistik/kabalistik bir kalıba aktararak, bu bunalımların aslında, Mesih'in görevini yerine getirmesi için gerekli olan mücadelesinin belirtileri olduğuna Sevi'yi inandırmıştı. Natan'ın karizmatik kişiliğinin yanı sıra, ayni sıralardaki Mesih beklentisi de Natan'ın bu telkininin, Sevi tarafından kabullenmesinde etkin olmuştur.

Natan Sevi ile Gazze'de buluştuğunda 21/22 yaşlarında idi. Sevi ise kırkına yaklaşmakta idi. Bu yaş farkı, Natan'ın kişiliğinin ne denli güçlü olduğunun bir kanıtıdır. Ayni zamanda da Sevi'yi etkileyebilmiş olmasına, hatta Sevi'yi tahakkümü altına alabilmiş olmasına ışık tutmaktadır.

Bunu takiben, Sevi'nin mesihliğini ilan ettikten sonra, yazdığı kitaplar, risaleler ve mektuplar ve Yahudi cemaatlerindeki girişimleri ile, yaratıcı ve etkin bir rol oynamıştır. Sevi ise yazılı eser yaratmakta kısır kalmıştır.

Bu iki kişi arasındaki etkileşimi, mistik ve dinsel kimliklerinden soyutlayacak ve bu etkileşimi, psikiatrik düzeyde değerlendirecek olursak, bir çifte psikoz vakası ile karşılaşmaktayız. Psikiatri literatüründe en yaygın adı ile folie à deux diye bilinen bu rahatsızlık, aralarında sıkı bir bağ bulunan iki kişinin ayni hezeyanı paylaşması halidir. Genelde, bu iki kişiden birinde rahatsızlığın belirtileri daha aktif ve dışa dönüktür. Diğeri ise, pasif olarak gözükse de aslında hezeyanın kaynağı ve gücüdür. Bu bağlamda Sevi, bu ikiliden faal olan zayıf kimlikli kişiyi; Natan ise, pasif ve güçlü kişiyi temsil etmektedir.

* * *

Birtakım tesadüfler, tarihe damgasını vurmuş birçok olayın açığa çıkmasının düğüm noktasını oluşturmuşlardır. Bu husus özellikle, Sabetaycı Mesih Hareketi için geçerlidir. Sevi'nin Natan ile Gazze'de karşılaşması gerçekleşmemiş olsaydı, Yahudi tarihinde derin ve yaygın sarsıntılara yol açan ve etkileri günümüze kadar yansıyan Sabetay Sevi mesihlik olayı  açığa çıkmayacaktı.

Filed under: Diyalog Leave a comment
Comments (0) Trackbacks (0)

No comments yet.


Leave a comment

No trackbacks yet.